Önemli Uyarı!

Her ne kadar fanatik bir firefox kullanıcısı olup, internet explorer'dan nefret etsem de, blog'u explorer'la okumanızı tavsiye ederim. Daha az göz yoruyor.

Tuesday, March 17, 2009

Antepli Ünlü Kebap, Pideyi Kediden mi Yapıyorsun?

Ekmek parası önemli şeydir pek sevgili blogger'lar. Benim en saydığım insan tipleri arasında, ailesini kurup, ailesinin geçimini sağlayabilmiş babalar/anneler gelir. Küçükken biz anlamayız; ama ileriki yaşlarda onların nelerle uğraştığını, üstelik buna rağmen bir de bizim cerememizi çektiklerini dank ettiğimiz zaman, aile geçindirmenin belki de dünyanın en saygı duyulan işlerinden biri olduğunu idrak etmiş oluruz.

İş işten geçmiş olmasına rağmen..

Gene de iyi bir anne/baba, asla bizi suçlamaz. Onlara çektirdiklerimizi acı-tatlı bir gülümsemeyle karşılayıp, büyüyeceğimiz günü beklerler.
Bu yazı aile kavramı ile ilgili gibi oldu değil mi? İşin aslı hiç de öyle değil halbüsü. Nasıl diyorsanız, buyrun aşağıya..

Pazar akşamı, acıkan anne ve ablamın canı değişik bir şeyler çektiğinde yemeksepeti'ni açmıştık. Yıllardır evde hiçbir şey olmayan buzdolabına alternatif olarak, pek sevdiğimiz bir sitedir kendisi. Genel olarak pizza istense de (Little Caesars rulz!) bazen pazar günkü gibi maceraya atıldığımız da olmuştur.

Maceranın adı Antepli Ünlü Kebap isimli restorandı. Pazar akşamı saat 22.00'da istenecek şeyin pide veya lahmacun olmadığını düşünürsünüz. Ben de öyle düşünmüştüm ama çok derinlemesine düşünmemiştim. Ablam ve annem ise, çoktan niyeti bozmuşlar ve sipariş teslimi için gereken minimum paket tutarına ulaşmaya çalışıyorlardı.

Yemeksepeti'nde on üzerinden altı almış bu restorana nasıl güvenebilirdim? Daha doğrusu, başına bir şey gelmeden önce, insan denen yaratık bazı olasılıkları nasıl aklına bile getirmeyebilirdi?

Yaklaşık 45 dakikaya gelen sipariş sonrası, öncelikle evde bir gerginlik yaşandı. Hiçbir şey sipariş etmeyen babam, adeta bir atmaca gibi yemeklerimize bakıyordu. "Neden kendine bir şey istemedin?" sorularından bıkınca poposunu dönüp küsen babayı TV'siyle başbaşa bırakıp, A-leaf'le yemeklerimizi alıp, odama geçtik. Bir yandan film izlerken, bir yandan lezzetli pidelerimizi yiyorduk.

Bu lezzetin bir bedeli olduğunu kim bilebilirdi ki?!

Gece 2'ye kadar pek bir şey yemedim pideden sonra. Sadece üç yaprak marul.. Family Guy bitince, artık yatmam gerektiğini düşünüp odama geçtim. Biraz müzik dinledim. Yatma konusunda sorunlarım olduğunu bilen bilir. Online oynadığım oyunlara baktım, biraz forum gezdim. Sonrasında da yatmaya hazırlandım.

Derken mideme bir bulantı saplandı.
Öncelikle pek umursamadım. Zira mide konusunda defolu bir ailenin çocuğu olarak, hazımsızlık çok sık karşılaştığım bir problemdi. Birazdan geçer diyerek yatağa yöneldim.
Peki geçti mi? Hayır. Aksine daha da kötüleşti. Bu hissi çok iyi biliyordum. Kusmak kaçınılmazdı. Göğsünüze doğru hareket eden o kasıntılı his, midenizden damağınıza bütün vücut hareketinizi zorluyordu.

İlk seferde kendimi kusturdum. Adeta bir manken gibi.. Ama zayıflamak için değil, rahatlamak için yapıyordum bunu. Tek istediğim kendime gelip yatağıma gitmekti.
Yatağıma gittiğimde sağa sola dönmeye başladım. Rahatlayamamıştım. Ergenekon gibi, ikinci dalga geliyordu adeta! Hemen tuvalete koştum. Önce göğsüm yırtılırcasına öğürdüm. Sonunda beklenmedik bir şekilde bütün pideyi tuvalete bıraktım. Tuvaletin içine sıçmıştım tam anlamıyla. Yani gerçekten götümü açıp, tuvaletin taşlarına sıçsam, bu kadar olurdu. Kendimden utanacaktım nerdeyse. Ne kadar insani gözükürse gözüksün, bu boşaltım bir insana özgü olamazdı. İçimden yaratık çıkmıştı.

Derken sabah 5'e doğru üçüncü dalga geldi.

Hala pide kusuyordum. Birkaç saat önce yalayıp yuttuğum o lezzetli, kaşarlı-kıymalı yiyecek, şimdi aklıma gelince midemin ağzına gelmesine sebep oluyordu. Üstelik gecenin bu saatinde bana yardım edecek kimse de yoktu. İkinci dalgada tuvaleti batırınca, annemi uyandırıp ne yapabileceğimi sordum. Amacım tuvaletin kokmasını engellemekti, yardım da istemiyordum. Annem, gecenin üçünde başında zebellah gibi dikilen Canselmo'yu görünce önce bir korktu. Olan biteni anlattıktan sonra da: "Eee, ne yapmamı istiyorsun şimdi anlamadım?" dedi.
Allah'ım her şey kabus gibiydi! Üç kişi ayı gibi doyduğumuz yemeğin yaklaşık 10 TL'si (Üç kişi ayı gibi yediğimiz yemeğin 31 TL tutmasından anlamalıydım bir sorun olacağını!) tuvalette yüzerken, annem sadece: "Bana da dokundu ağırdı valla." tepkisini veriyordu. İlgisizliğe biraz içerlesem de, "21 yaşındasın ayı, kendi başının çaresine bak!" diyerek kös kös odama gittim.

Korkunç istifra nöbetlerini durduran, Alka-Seltzer adlı müthiş ilaç oldu. Zamanında bir akşamdan kalma esnasında babamın içirdiği Alka'yı, şimdi coşkuyla hatırlıyor ve karşılıyordum. Gene de saat sabah 8'e kadar uyuyamadım. Zehirlenmenin kıyısından dönmüştüm. 7-8 derece havada spordan çıkıp, ince ince dolaşıp, buna rağmen nadir hastalanan ben, sikko bir pideye yenik düşmüştüm. Yıllardır sporla güçlendirdiğim bünyem, olay gıda zehirlenmesine gelince, doğal olarak, beni sınıfta bırakmıştı.

Ertesi gün (Bugün) saat 2'de cücük geldi. Akşam 6'ya kadar yanımdaydı. Benle ilgilendi sağ olsun. Bütün huysuzluğumu ve şımarıklığımı çekti. Zaten bir ona şımarıyordum çünkü annemin ve babamın ben şımarınca ilgi gösterdikleri o güzel dönem bitmiş, yerine: "Oğlum ne yapabilirimli, doktorun dediklerinden hiç ders almıyoruzlu.." dönem gelmişti. Gerçi dediğim gibi; onlar da haklıydı. Kocaman adam olmuştum ve iki büklüm geziyordum.

Şimdi bu anıdan sonra, başta yazdığım o aile geçindirmek hedesinin anlamını soracaksınız. Pide salonu olan adam, aile geçindiriyordur. En olmadı ekmek parasını kazanıyordur. Hiç kimsenin ekmek parasını baltalamak istemeyiz. Zaten bunu da 700.000 tirajlı gazeteye yazmıyoruz çok şükür. Gene de yaşadığım korkunç günden sonra, en azından burayı okuyanları söz konusu restoran konusunda uyarmak isterim. Belki kırk yılın başı olan bir şeydi, belki kazaydı; ama gerçekten çok çektim şu son gün ve gecede. O yüzden öfkemi biraz olsun kusmak istiyorum:

ANTEPLİ ÜNLÜ KEBAP! ALLAH CEZANI VERSİN AYI!

4 comments:

La Santa Roja said...

Çook geçmiş olsun.
Ayrıca Şirin Lahmacun, Allah senin de cezanı versin!!

doRy said...

cips al bana lütfen ya rica ediyorum

foolya said...

Ya ben şimdi sikko bilimsel gaga yapıcam ama o bünyenin o andaki haliyle alakalı bir şey genelde. Yani şimdi yesen onları bir şey olmayabilir-miş. (bkz. lise son biyoloji dersi)
Ama yine de yiencimi böyle sefil ettiği için Allah belasını versin tubby.
Bu arada okurken böyle dedem yazmış gibi hissettim ilk defa, üsluba bi haller mi olmuş? ÖSS'den dolayı mı böyle? Ah kıyamam.

P.S. kediden pide olmasın ya :(

anti said...

meat is murder diyoz o kadar